Bir Şiiri Okumak |
![]() ![]() |
Bir Şiiri Okumak |
28.01.2008 -17:44
İleti
#1
|
|||||
![]()
|
…. Şiirin doğası, okuyucunun şiirsel metinle olan ilişkisini herhangi bir başka —yazınsal— metne oranla daha çok karmaşıklaştırmaktadır. Doğal dil içinde birer araç durumunda olan sözcükler, yazınsal dil içinde daha kapsamlı işlevler yüklenirler çoğu kez. Şiirde ise sözcükler yerleşik anlamlarının üstünde, ötesinde anlamlar yüklenerek dil üstü bir nitelik kazanırlar. Şiirin kendisi olurlar kimi kez de. Şiirin açmazı ya da üstünlüğü burada başlar. …. Demek ki dilin kullanımı iki tür geleneğe dayanıyor: Biri dilin iç geleneği, bir bakıma dilin anayasası; çünkü bir ana sözleşmenin, bir ortak onaylamanın ürünüdür; her dil ortağının üstünde anlaştığı ve her an çözebileceği bir kod’dur. Dildeki geleneğin öteki türünü, dil-dışı etkenler belirler. Buna da dilin dış geleneği diyebiliriz. Birincisi bağlayıcı, ikincisiyse özgürlüklere açıktır. Atillâ İlhan’ın şu iki dizesinde dil kullanılırken hangi gelenekten sapılmış, görelim: ağacın biri bulvarda ölüyordu şehrin camları kaygısız gülüyordu Bir kez tümcelerin kurucu öğeleri yerli yerinde kullanılmış, sesbilimsel kurallara da uyulmuş. Üstelik arı bir anlatım. Yani bu dizelerdeki tümceler aşağıdakiler kadar doğrudur: adamın biri yolda yürüyordu tarlada köylüler kaygısız gülüyordu Birincilere öykünerek uydurduğumuz bu —sözde— dizelerde anlatım daha inandırıcı. Çünkü adamın devinimi elbette "yürümek" eylemiyle anlatılır. Tarlada köylülerin oluşu da şaşırtıcı değil. Yürümenin yolda yapılması, öylesine olağan.:. Bir de ozanın dizelerine bakalım: Dilin yaygın kullanım geleneğine göre ağacın "yaşamını yitirmesi" ölmek değil, kurumak eylemiyle anlatılır. Öyleyse sözcük seçimine ilişkin, yani söz düzleminde bir sapma var burada. Bir başka sapma da eylem zamanına ilişkin: Ağacın ölmesi (=kuruması) gözlenebilir bir olgu değil ki hikâye zamanı biçimini alsın. Ama almış! "ölmüştü" denseydi böyle bir terslik olmayacaktı. Yine de dilsel bir yanlışlık söz konusu değil. Ozanın ağaçları ve camları insanlara bezetmiş olduğunu varsaydığımızda, sanki dilsel yanlışlık da düzelmiş oluyor. Ama örneğin masallarda, onca hayvan ya da nesnelerin kişileştirilmesi, yalan sözlerdeki çarpıklıklar, pek de dil yanlışlığını düşündürmüyor: Çünkü masalın da bir tür geleneği, yalanın da bir toplumsal değeri (yani belirginliği) vardır. Her iki olgunun amaçları nesnel olarak bilinmektedir. Şiirdeki dilsel oluş, bunca yalın bir benzetmeye dayanıyor. Gerçekte kurumak/ölmek eylemlerinin belirli ölçüde çakışan anlam alanları üstünde öylesine oynanmış ki "ölüyordu" sözcüğü hem kendi içinde birden çok boyut kazanmış, bir tür anlam çokluğuna itilmiş; hem de öteki sözcüklere yine birden çok imge yüklemiş. Bir dilbilgisel bükünden yararlanarak (ölmüştü yerine ölüyordu diyerek) olay-zaman bağıntısını da bozmuş ozan. Her şeyin bir başka türlü olup bittiği garip bir evren kurmuş. Buna koşut gibi gözüken ikinci dizede, saptaması öylesine güç bir derinlik yok. Ozanın kendi seçtiği güdek ne olursa olsun (ki bunun önemi yok) burada çarpıcı gelebilecek anlamsal ve biçimsel oluşlar şunlardır: Bir yandan "kaygısız" ve "gülüyordu" sözcükleriyle, camlara insan özelliği yüklenmiş; öte yandan camların "gülmesi" "pırıldaması"yla çağrıştırılmış... Kısaca özetlersek, şiirdeki sapmalar, dilin herkesin alıştığı bir evren düzenine bağlı kalmadan, daha özgürce kullanılması içindir. Başka deyişle şiir, dilin özgür biçimidir: Bir bakıma şiirde sapma yok, doğal dilde kısıtlanma var. Mehmet YALÇIN YUSUFÇUK Dergisi- Eylül 1979 ![]() ![]() Oradan Bakınca Neyimi GörebiLiyorSun? İçi mi...? DıŞ ımı...? Karakteri mi...? Dü$ünceLeri mi...? HisLerimi...? Nefreti mi...? Değeri mi...? Kendini...? Diğerini...? ŞekLi mi...? ŞemaLi mi...? Rengi mi...?Teni mi...? HayaLi mi...? Görmediğin Hicbirşeyin peşine düşme... Uzak Dur ßenden...! |
||||
|
|
|||||
![]() ![]() |
Benzer Konular
| Konu Başlığı | Yanıtlar | Konuyu Başlatan | Okunma | Son Faaliyet | |||
|---|---|---|---|---|---|---|---|
![]() |
0 | Sleepy | 101 | 07.05.2008 -10:38 Son İleti: Sleepy |
|||
![]() |
0 | NTVMSNBC | 4 | 24.10.2008 -13:51 Son İleti: NTVMSNBC |
|||
|
Basit Görünüm | Tarih: 23.11.2008 -15:31 |
|
Dünyayı daha iyi yapmayan insan, insan değildir. |