Mynak.Com


Hoşgeldin Ziyaretçi ( Giriş | Kayıt Ol )

Şuanda Bulunduğunuz Sayfanın Başlığı :

Bir Şiiri Okumak - Mynak.Com




 
Reply to this topicStart new topic
Bir Şiiri Okumak
OriginaL
mesaj 28.01.2008 -17:44
İleti #1


Grup: Süper Editör
İleti: 1,060
Katılım: 18.12.2007
Üye No.: 5
Son Ziyaret
Tarih: 13.10.2008
Saat: 00:16:01
Cinsiyet :







Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!)





Bir Şiiri Okumak/ Mehmet Yalçın


….

Şiirin doğası, okuyucunun şiirsel metinle olan ilişkisini herhangi bir başka —yazınsal— metne oranla daha çok karmaşıklaştırmaktadır. Doğal dil içinde birer araç durumunda olan sözcükler, yazınsal dil içinde daha kapsamlı işlevler yüklenirler çoğu kez. Şiirde ise sözcükler yerleşik anlamlarının üstünde, ötesinde anlamlar yüklenerek dil üstü bir nitelik kazanırlar. Şiirin kendisi olurlar kimi kez de. Şiirin açmazı ya da üstünlüğü burada başlar.

….

Demek ki dilin kullanımı iki tür geleneğe dayanıyor: Biri dilin iç geleneği, bir bakıma dilin anayasası; çünkü bir ana sözleşmenin, bir ortak onaylamanın ürünüdür; her dil ortağının üstünde anlaştığı ve her an çözebileceği bir kod’dur. Dildeki geleneğin öteki türünü, dil-dışı etkenler belirler. Buna da dilin dış geleneği diyebiliriz. Birincisi bağlayıcı, ikincisiyse özgürlüklere açıktır.

Atillâ İlhan’ın şu iki dizesinde dil kullanılırken hangi gelenekten sapılmış, görelim:

ağacın biri bulvarda ölüyordu

şehrin camları kaygısız

gülüyordu


Bir kez tümcelerin kurucu öğeleri yerli yerinde kullanılmış, sesbilimsel kurallara da uyulmuş. Üstelik arı bir anlatım. Yani bu dizelerdeki tümceler aşağıdakiler kadar doğrudur:

adamın biri yolda yürüyordu

tarlada köylüler kaygısız

gülüyordu

Birincilere öykünerek uydurduğumuz bu —sözde— dizelerde anlatım daha inandırıcı. Çünkü adamın devinimi elbette "yürümek" eylemiyle anlatılır. Tarlada köylülerin oluşu da şaşırtıcı değil. Yürümenin yolda yapılması, öylesine olağan.:. Bir de ozanın dizelerine bakalım: Dilin yaygın kullanım geleneğine göre ağacın "yaşamını yitirmesi" ölmek değil, kurumak eylemiyle anlatılır. Öyleyse sözcük seçimine ilişkin, yani söz düzleminde bir sapma var burada.


Bir başka sapma da eylem zamanına ilişkin: Ağacın ölmesi (=kuruması) gözlenebilir bir olgu değil ki hikâye zamanı biçimini alsın. Ama almış! "ölmüştü" denseydi böyle bir terslik olmayacaktı. Yine de dilsel bir yanlışlık söz konusu değil. Ozanın ağaçları ve camları insanlara bezetmiş olduğunu varsaydığımızda, sanki dilsel yanlışlık da düzelmiş oluyor. Ama örneğin masallarda, onca hayvan ya da nesnelerin kişileştirilmesi, yalan sözlerdeki çarpıklıklar, pek de dil yanlışlığını düşündürmüyor: Çünkü masalın da bir tür geleneği, yalanın da bir toplumsal değeri (yani belirginliği) vardır. Her iki olgunun amaçları nesnel olarak bilinmektedir. Şiirdeki dilsel oluş, bunca yalın bir benzetmeye dayanıyor.

Gerçekte kurumak/ölmek eylemlerinin belirli ölçüde çakışan anlam alanları üstünde öylesine oynanmış ki "ölüyordu" sözcüğü hem kendi içinde birden çok boyut kazanmış, bir tür anlam çokluğuna itilmiş; hem de öteki sözcüklere yine birden çok imge yüklemiş. Bir dilbilgisel bükünden yararlanarak (ölmüştü yerine ölüyordu diyerek) olay-zaman bağıntısını da bozmuş ozan. Her şeyin bir başka türlü olup bittiği garip bir evren kurmuş.

Buna koşut gibi gözüken ikinci dizede, saptaması öylesine güç bir derinlik yok. Ozanın kendi seçtiği güdek ne olursa olsun (ki bunun önemi yok) burada çarpıcı gelebilecek anlamsal ve biçimsel oluşlar şunlardır: Bir yandan "kaygısız" ve "gülüyordu" sözcükleriyle, camlara insan özelliği yüklenmiş; öte yandan camların "gülmesi" "pırıldaması"yla çağrıştırılmış...

Kısaca özetlersek, şiirdeki sapmalar, dilin herkesin alıştığı bir evren düzenine bağlı kalmadan, daha özgürce kullanılması içindir. Başka deyişle şiir, dilin özgür biçimidir: Bir bakıma şiirde sapma yok, doğal dilde kısıtlanma var.




Mehmet YALÇIN
YUSUFÇUK Dergisi- Eylül 1979





Oradan Bakınca

Neyimi GörebiLiyorSun?

İçi mi...? DıŞ ımı...? Karakteri mi...? Dü$ünceLeri mi...? HisLerimi...? Nefreti mi...? Değeri mi...? Kendini...? Diğerini...?

ŞekLi mi...? ŞemaLi mi...? Rengi mi...?Teni mi...? HayaLi mi...?

Görmediğin
Hicbirşeyin
peşine düşme...


Uzak Dur ßenden...!
Go to the top of the page
 
+Quote Post


Etiketler
Bu içeriğe henüz etiket eklenmemiş

Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 üye:

 

Collapse

> Benzer Konular

    Konu Başlığı Yanıtlar Konuyu Başlatan Okunma Son Faaliyet
No New Posts 0 Sleepy 101 07.05.2008 -10:38
Son İleti: Sleepy
No New Posts   0 NTVMSNBC 4 24.10.2008 -13:51
Son İleti: NTVMSNBC




RSS Basit Görünüm Tarih: 23.11.2008 -15:31
Konu Arşiv Görünümü
2 3 4 5 6 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 97 98 99 100 101 102 103 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 91 92 93 39 40 86 41 106 122 42 43 44 87 45 46 47 105 48 49 50 51 52 53 88 55 56 54 57 58 59 63 60 61 62 64 65 66 80 81 85 104 69 82 83 84 70 71 89 90 94 95 96 68 67 130 131 138 132 134 136 133 135 137 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 121 117 118 119 120 123 124 125 126 127 128 129 72 73 74 75 76 79 77 78

Desteklediklerimiz
Forum Ayrıntı | adtech ile reklam 2.0 dönemi başlıyor ve Trkycmhrytllbtpydrklcktr r10.net seo yarışması


Dünyayı daha iyi yapmayan insan, insan değildir.