FOTOĞRAF MAKİNALARININ (FM) SINIFLANDIRILMALARI VE ÖZELLİKLERİ
Tüm Fotoğraf makinalarının atası Camera Obscura (Karanlık Odacık) denilen bizim bildiğimiz küçük bir odadır, bu odanın her tarafı kapalı olup, sadece küçük bir delikten ışık girmesine müsaade ediliyor ve fotoğrafı çekilecek kişi, obje deliğin ön tarafında, odanın dışında tarafına oturtuluyordu, ışıkla gelen ve karşı duvara yansıyan görüntü, üzerine kimyasal maddeler sürülmüş büyük bir bez parçasına yansıtılıyor ve bu bez parçasına odanın içerisindeki fotoğrafçı tarafından kişinin dış hatları çiziliyor, ve yardımcı boyalarda kullanılarak, kişiye veya objeye en bemzeyen görüntü elde edilmeye çalışılıyordu. Bundan ilk defa Çin filozofu Mo-Ti eserlerinde bahsetmiştir (İÖ 5 yüzyıl).Ayrıca Aristo (İÖ 384-322) bu prensibi anladığını eserlerinde bahsetmiş, Müslüman bilim adamı Alhazen (Ebu Ali el-Hasan Ibn el-Haitham) bir yağ lambasıyla bu denyleri gerçekleştirdiğinden bahsetmiş (965-1039), Leonardo daVinci eserlerinde Camera Obscruya çok net olarak tanımlamış, daha sonra Hollandalı bilim adamı Reinerus Gemma-Frisius in 1544’de yaptığı bir güneş tutulmasının Camera Obscru ile nasıl çektiğini şematik olarak resimlerle eserlerinde göstermiştir.
Daha sonra ışıkla renk değiştiren gümüş bileşikleri icat edildikten sonra, bu oda küçültüldü ve ışığın girdiği delikte net görüntü edilebilmesi için iyice küçültüldü, bunlara ise iğne deliği (Pin Hole) FM denildi. Yeteri kadar küçük iğne deliği mükemmel bir mercek görevi görüyor ve objelerin görüntüleri arka taraftaki plakaya sürülmüş kimyasal maddelerin ışık miktarına göre renk değiştirme özelliğine dayanılarak, obje yeteri kadar deliğin karşısında bekletildikten ve kimyasal maddelerin ışıkla verdiği tepkime zamanları yeterli düzeye ulaştıktan sonra, bu plaka karanlıkta çıkartılıyor, ve plakanın ışıkla daha fazla tepkime vermesinin önüne geçmek için gümüş bileşiklerini satbilize edecek bir banyonun içine karanlık bir ortamda sokuluyor ve daha sonra bu plaka fotoğrafın sahibine teslim ediliyordu. Bu anlaşılacağı gibi tek kopyalı bir fotoğraf tekniğiydi. Daha sonra gümüşün negatif görüntü verecek bileşikleri keşfedildikten sonra görüntü aynı şekilde plakaya kaydediliyor ama bu sefer bu plaka cam gibi saydam bir maddeden yapılıyordu. Daha sonra bu plakanın görüntüsü tekrar aynı FM ile aynı negatif görüntü veren ama bu sefer saydam olmayan karton üzerine sürülmüş kimyasal maddelerin olduğu plakaya çekiliyor ve negatif görüntünün negatif görüntüsü pozitif yani normal görüntü olduğu için bu ürün sahibine veriliyordu. Böylelikle negatif saydam plaka saklanabiliyor ve istenildiği zaman tekrar aynı görüntünün çoğaltılabilmesi mümkün oluyordu.
Yalnız bu iğne deliği fotoğraf makinalarınınproblemi iğne deliği çok küçük olduğu için (ayrıca o zamanlar kimyasallar ışığada çok uzun sürede tepki verebiliyorlardı) objenin veya kişinin çok uzun süre ve görüntünün bulanık çıkmasını engellemek amacıyla hareketsiz olarak FM önünde saatlere varan sürelerde poz vermesi gerekiyordu.
Bunun için makinanınarkasındaki duyarlı yüzeye daha çok ışık girebilmesini sağlamak için deliğin büyütülmesi gerekiyordu, ama bu yapıldığında ışık dağınık olarak girdiği için görüntü netliği bozuluyordu. Bu amaçla görüntüyü duyarlı yüzeye büyük bir açıklıkla ama net olarak yansıtan mercekler iğne deliğinin yerine denendi. Ve bazı merceklerin görüntüyü iğne deliği kadar net olmasa bile kabul edilebilecek netliklerde arkadaki duyarlı yüzeye yansıtabildiği keşfedildi ve objelerin saatlere varan poz verme sürelerini dakikalara hatta saniyelere indiren mercek sistemleri iğne deliği kameralara eklendi. Bu bizim bildiğimiz fotoğraf makinasının keşfi oldu.
Daha sonra birden fazla mercek kullanmanın tek mercekten daha fazla netlik sağlayabileceği bulununca, tek mercek değil ama birçok mercekten oluşan ve odak uzaklığını farklı çoklu mercek sistemlerinin bulunması ve bunların aynı makinaya monte edilebilir biçimde makinadan ayrı bir biçimde yapılması ve bunların seri biçimde üretilmesi ise bizim bildiğimiz objektiflerin keşfi anlamına geliyordu.
Bugün kullanılan tüm fotoğraf makinaları küçük bir “Camera Obscura”dır. Bugün kullanılan objektifller ise iğne deliği yerine geçen ama ondan daha çok ışığı daha kısa sürelerde almamızı sağlayan merceklerden oluşur.
GÖRÜNTÜNÜN YANSITTIĞI IŞIK DUYARLI YÜZEYE YETERİ KADAR GELMELİDİR
Yoksa duyarlı yüzey aşırı ışıktan kararır veya az ışıktan dolayı objenin görüntüsü oluşmaz. Demekki duyarlı yüzeyin fotoğrafı çekilecek objelerin görüntüsünün oluşması için belirli bir ışık miktarına ihtiyacı vardır, bu ışık girişi kontrolu iki yöntemle yapılır.
1-Deliğin yani modern anlamda konuşursak objektifin açıklığı
2-Objektiften gelen ışığın duyarlı yüzeye çarptığı ve kimyasal reaksiyonları oluşturduğu yeterli zaman süresi.
Bu modern FM’larında iki yolla yapılır.
1-Delik yani objektifin ayarlanabilir iç çapı objektifte bulunan ayarlanabilen bir üst üste gelen ****l plakaların birbirleri üzerinde kayarak ayarlanması vasıtasıyla yapılır. ****l plakaları üstüste gelerek ve birbiri üzerinde kayarak hareket eder çünkü açıklığın mümkün olduğunca yuvarlak olması duyarlı yüzey üzerinde (Film diyelim artık duyarlı yüzeye) daha mükemmel bir görüntünün olmasını sağlar. Objektifteki bu sisteme diyafram adı verilir
2-Işığın duyarlı yüzeye çarpma süresi ise FM’larda kapalı duran ama istediğimiz kadar süre miktarınca açılıp sonra tekrar kapanan perde (shutter) ile kontrol edilir. Perde kapalıyken filme ışık düşmez. Sadece biz istediğmiz sürece açık kalır, ve sonra kapanır.
Demekki fotoğraf makinalarında üç şart gerekli ve şarttır, bunlar:
1-Fotoğraf çekilmediği zaman filmin üzerine ışık düşmesini engelleyecek bir karanlik kutu sistemi olacak, ışığı sızdırmayacak.
2-Açıklığı kontrol edilebilen bir objektif sistemi olacak, veya objektif makinadanayrı ise bu objektiflerin takılabilmesi için uyumlu bir fiziksel yapısı olacak.
3-Işığın girme süresini kontrol edebileceğimiz bir perde sistemi olacal, bu perde düzgün olarak istediğimiz kadar açık kalacak ve daha sonra kapanarak ışık geçirmez bir biçimde kapalı kalacak.
Bazı FM’ları özellikle eski ve/veya büyük olanları sadece bir karanlik odadan ibarettir, diyafram ve perde ayarları bu makinalara takılan objektifin üzerindedir, yani fotoğraf makinasının olmazsa olmaz üç şartının son ikisi sadece objektif üzerinde bulunmaktadır. Hem perde, hemde diyafram.
FOTOĞRAF MAKİNASINA EKLENEBİLEN YARDIMCI SİSTEMLER
Işık ölçerler: Bunlar film düzeyine düşmesi gereken ışık miktarını ölçen cihazlardır (Pozometre), makinanın dışına veya içine eklenmiştir, hatta en yeni FM’larında perde ve diyafram ile elektronik olarak bağlantılarıda sağlanarak bunların kontrolü ile ilgili tüm bilgileri diyafram ve perdeye aktararak uygun diyaframın ve pozlama zamanının yapılmasına yardımcı olarak. Özellikle otomatik program modlarında.
Filmin duyarlılığını makinaya bildiren ISO ayarı ışık ölşerlerin yardımcı bir parçasıdır.
Yapay ışık kontrolunu sağlayan birimler: Bunlara Flaş gibi yapay ışıkların uygun zamanda çakmasını (Perdenin açık olduğu zaman tabii) sağlayan elektronik fiş bağlantıları diyebiliriz. Hatta bugün pek çok makinada flaşlar bile makinanın içine takılmıştır ve bunların perde ve pozlama ayarlarını bile otomatik yaparlar. (Makine içindeki flaşların gücü, makine dışına takılanlar gibi her durumda yeterli düzeyde değildir)
Perde açılmasını geciktiren birimler. (Bunlar çoğunlukla bizimde fotoğrafın içinde olmamızı istediğimiz zaman kullandığımız, bazende fotoğraf makinalarındaki sarsıntıyı azaltmak için kullandığımız, eski makinalarda yaylı yeni makinalarda elektronik perde geciktiricileridir.
EV kompenzasyonu: Bu ayar daha sonraki derslerde öğreneceğimiz EV değerlerinde değişiklik yapmamızı sağlayan ayar düğmesidir. En profesyonel makinalarda bulunur.
Otomatik basamaklama ayarı, (Auto Bracketing): Bu çekeceğimiz EV değerinin bir altı veya üstü EV değerlerinde çekim yapabilmemizi sağlayan ayardır.
Diğer Elektronik Hokus Pokus : Bunlar, Film yerine kullanılan dijital yüzeylerden tutunda , ışık miktarını, çektiğimiz film sayısını, hatta görüntünün earka bir LCD panelde bize gösteren ekranlar, Gölge ve çok ışık düzeltme ayarlarına kadar, kullanılması zor iğne deliği makinanın yerine bize sonsuz rahatlık sağlamayı amaç edinmiş elektronik cihaz ve ek birimlerdir. Bunlardan bu derste daha fazla bahsedilmeyecektir. Fotoğrafçı adaylarımız kurs boyunca kendileri ihtiyaç hissettikçe soru soracak veya ileride kendileri bu bilgileri arttıracaklardır
Alıntı.