İçimde secde eder çocukluğum



Yanılmış ütopyalar, karışmış kâhinlerin kafası,

tûfan sonrası haciz gelmiş renklerime

bir câmi avlusunda bulunmuşum, küçükmüşüm,

belki de bir leyleğin gagasından düşmüşüm...

balçığa bulanmışım önce, sahaya fırlatılmışım,

kaçırılmışım penaltı olup uzatmalarda

sarmısaklanıp akşamdan sirkeye yatırılmışım,

tuzlanıp turşu diye kurulmuşum

bir sabah, bir köşede ağlarken bulunmuşum

secdeye kapanmış, içimde çocukluğum

sonbahara batmışım diz boyu,

meridyenimi kaybetmişim, paralelimle kapışmışım,

pimi çekilmiş fişek gibi,

düşmüşüm tam ortasına kalender bir anarşizmin!

sükût işkence olup, gelmiş üstüme üstüme,

derin derin kesilmişim, deşilmişim, devrilmişim...

sigortalarım atmış, deşifre edilmişim.

kıran kırana mücâdele etmişim varlığımla.

yokluğuma sarkıntılıktan, iki kere müebbet yemişim

eşgâli belirsiz fırtınalar kopmuş içimde,

küfemde mâtemim saklanmış, düşmüş heybemden taşkınlığım

ve ağlarıma takılmış... fildişi kulede, fildişi yalnızlığım...





ben bir küçük kız,

soyka gönlüm pürmelâl

ahvâlim mukassî...

adım mâvi,

adımlarım kallâvi...



Fâtımâtüzzehra Şahintürk