Yardım - Arama - Üyeler - Takvim
Tam Forum Görünümü: Stratonikeia
Mynak.Com > Genel Kültür Ve Sanat > Tarihi Eserler Ve Bölgeler

OriginaL
Karya’nın mermer kenti

Stratonikeia




Yatağan yakınlarındaki Stratonikeia, Lidya, Pers, Rodos, Roma İmparatorluğu hakimiyetine girmiş ve dünyanın tamamı mermerden yapılmış en büyük antik kenti.

Eşi ölen kral Seleukos Nikator, güzelliği dillere destan Stratonikeia ile evlenir. Fakat kız, Seleukos’un oğlu Antiochos’un sevgilisidir. Düğünün ardından Antiochos amansız bir hastalığa yakalanır. O sırada Karya’da bulunan ünlü Mısırlı hekim Herostratos bile derdine derman olamaz. Bir gün, Stratonikeia odaya girdiğinde Antiochos’un yüzü kızarır ve hekim tüm gerçeği anlar. Herostratos günlerce düşünür ve aklına kurnazca bir çare gelir. Kralın huzuruna çıkıp “Oğlunuzun hastalığını buldum, karıma aşık” der. Kral “Sevgili oğlumdan karını esirgeyecek değilsin herhalde” diye yanıtlar hekimi. “Siz olsanız ne yapardınız,” sorusuna Kral; “Oğlum benim karımı sevmiş olsaydı hiç düşünmeden verirdim” deyince hekim gerçeği açıklar. Bunun üzerine üvey annesiyle evlenen Antiochos, güzeller güzeli karısı adına Stratonikeia kentini kurar. Mitoloji böyle anlatıyor ama, kentin varlığı daha eskilere dayanıyor. Karya’nın önemli bir askeri üssü ve politik merkezi olan antik yerleşim, hayatını savaşlar ve yıkımlar arasında sürdürmüş. Bizans egemenliği süresince Aphrodisias’a bağlı önemli bir dini merkez olan Stratonikeia, sonunda doğaya yenik düşmüş ve şiddetli bir depremin ardından terkedilmiş.

STRATONİKEİA’DAN KALANLAR

Stratonikeia’nın Eskihisar Köyü’ndeki arkeolojik kalıntıları, evler ve bahçeler arasında varlığını sürdürmeye çalışıyor. Yatağan Termik Santrali ve çevredeki linyit işletmeleri nedeniyle köyde çok az insan yaşıyor.
Biletinizi alıp SİT alanına girdiğinizde harabeler arasında tarlasını süren köylülerle karşılaşabiliyorsunuz. Birçok arkeolojik sitede olduğu gibi ev ve bahçe duvarlarının yapımında antik taşlar kullanılmış. Hatta bir evin duvarında, Zeus’un savaşçı kişiliğini simgeleyen çift başlı balta ‘labrys’ motifi var.
1967 yılında Prof. Yusuf Boysal tarafından başlatılan kazılar, tarihi alandaki bazı önemli yapıları gün ışığına çıkarmış. Yerleşimi çepeçevre saran uzun sur duvarlarından ve tepedeki kaleden günümüze pek bir şey kalmamış. Üzerinde bir araba yarışının betimlendiği anıtsal giriş kapısı, agora, antik cadde, on bin kişilik tiyatro ve sahnesinde yer alan kabartmalı taşlar, Antik Yunan ve Roma’da gençlerin eğitildikleri ve spor yaptıkları gymnasion kompleksi, meclis binası (kimi arkeologlara göre Serapis tapınağı), bir evin bahçesindeki Temenos Kapısı, anayolun karşı tarafında kalan anıtsal çeşme ve tiyatronun arkasındaki İon tapınağı görülmesi gereken kalıntılar arasında yer alıyor. Tarihçi Strabon’un sözünü ettiği, şehrin diğer önemli yapısı Zeus Khrysaoris Tapınağı ise henüz yüzeye çıkarılamamış.

Kocaman siyah kaya bloklardan oluşan duvarlarıyla ince bir taş işçiliği ürünü olan meclis binası, zarif yapısı ve kabartma yazıtlarıyla dikkat çekiyor. Dış yüzünün tamamı ve iç duvarların bir kısmı, Yunanca ve Latince kitabelerle süslü. Yazıtların içeriği, savaşın önlenmesi için Helios, Zeus ve Serapis’e sunulan adaklarla ilgili. Yılın aylarını simgeleyen ve ekim ayı ile başlayan on iki dizelik bir başka kitabe, akrostiş biçiminde düzenlenmiş. Dizelerin ilk harflerinden Menippos adlı kişiye ait olduğu anlaşılan yazıt, kent sakinlerini bilgilendirme amaçlı. Yapının eski bir konağa bakan yüzünde ise, Arapça yazılar ve bir kılıç kabartması yer alıyor.

HEKATE’NİN ANAHTARI

Dinsel ritüellerin önem taşıdığı antik dönemde, Stratonikeia’ya bağlı Panamara ve Lagina isimli iki dini merkez bulunmaktaydı. Ören yerine 15 kilometre uzaklıktaki Bağyaka Köyü’nde bulunan Panamara’dan günümüze kayda değer pek bir şey kalmamış ne yazık ki. Politik merkeze 11 kilometrelik kutsal bir yolla bağlanan Lagina Hekate kutsal alanı ise Karyalılar için önemli bir merkezmiş. Lagina, Dorik sütunlu stoası, üç kapılı anıtsal girişi (propylon), mermer bir yolla ulaşılan sunağı ve sütunlarla taçlandırılmış tapınağı ile yüzyıllarca dinsel ayinlerin odak noktası olmuş. Yunan panteonunun en gizemli tanrıçalarından Hekate’nin, ölü gömme törenlerinde bulunup ölülerin ruhlarını teslim aldığına ve yeraltı tanrısı Hades’in anahtarını elinde tuttuğuna inanılırmış. Her yıl düzenlenen Hekate şenliklerinde tapınaktan alınan ölüler dünyası kapısının anahtarı, büyük bir tören alayıyla kutsal yoldan şehir meclisine taşınırmış.
Kutsal yolun her iki yanı nekropolis alanıymış. Ancak, Stratonikeia kent kapısının karşısındaki bir mezar odası dışında zamanın ve kömür ocaklarının etkisiyle tümüyle toprak altında kalmış. Periyodik olarak yürütülen kazılar sonucu, 2006 yılında kutsal yolu süsleyen aslan heykelleri ortaya çıkarıldı ve Muğla Müzesi’ne taşındı. Efes ve Kremna’da bulunan taş gladyatör figürlerine Stratonikeia’da da rastlandı ve müzede bunlar için ‘Gladyatörler Salonu’ açıldı. Tapınak kazılarında ortaya çıkan ‘Zeus mitolojisi', ‘Tanrılar ile gigantların Savaşı', ‘Karya tanrıları toplantısı’ ve ‘Amazonlarla barış’ sahnelerinin işlendiği friz kabartmaları ise bugün İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde sergileniyor.
Stratonikeia, Muğla’ya 52, Yatağan’a 7, Milas’a 58 kilometre uzaklıkta. Lagina kutsal alanı ise Yatağan’a 12 kilometre mesafedeki Turgut beldesinde. Kömür tozlarına bulanan bu tarihi mirasın gün ışığına çıkarılması çalışmaları hâlâ devam ediyor.

Alıntı
OriginaL


















Asıl içeriğin sadece basit bir görünümüdür. Resimlendirilmiş tam halini görüntülemek için lütfen, buraya tıklayınız.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.