Mynak.Com

Hoşgeldiniz ( Giriş | Kayıt Ol )

Şuanda Bulunduğunuz Sayfanın Başlığı :

Çıbanotu - Mynak.Com



Etiketler
Bu içeriğe henüz etiket eklenmemiş
 
Reply to this topicStart new topic
Digg this topic · Save to del.icio.us · Slashdot It · Post to Technorati · Post to Furl · Submit to Reddit · Share on Facebook · Fark It · Googlize This Post · Add to ma.gnolia · Tag to Wink · Add to MyWeb · Add to Netscape
 Çıbanotu, alıntıdır
arapmustafa
mesaj 08.01.2008 -08:40
İleti #1


Süper Editör
***

Grup: Süper Editör
İleti: 269
Katılım: 25.12.2007
Üye No: 29
Son Ziyaret
Tarih: 28.06.2008
Saat: 12:05:14
Cinsiyet :
Nereden: İZMİR KaRşIyAkA






Çıbanotu
Germenlerin yaşadığı bölgeleri ele geçiren Romalılar, topraklarına çok bağlı bu insanlardan, en çok değer verdikleri şifalı bitkiler olarak, çıbanotunu (Veronica officinalis) tanımışlar. O zamanlar ona, tüm hastalıkların ilacı deniyordu. Günümüzde de, (Avusturya ) halk dilinde "yaman ilaç" diye tanınır. Eski bir şifalı bitkiler kitabından anladığıma göre, Romalılar da onun iyileştirici gücüne inanmış olmalıdır. Bir dostlarına veya konuklarına kompliman yapmak istediklerinde, o kişinin de, övgüye değer çıbanotunun ki kadar yararlı özelliklere sahip olduklarını söylerlermiş. Günün birinde bir adam, kanındaki kolesterol düzeyinin yüksekliği ile ilgili bir konuya girdiğinde, bu kitap aklıma geldi (M.Treben-Referans1). Kolesterol yüksekliği nedeniyle pek çok kere hastaneye yatmak zorunda kalmış olan bu beye, günde 2 bardak çıbanotu çayı içmesini tavsiye ettim (M.Treben). Altı ay kadar sonra, yapılan son kontrolde kolesterol düzeyinin çok normal çıkması karşısında doktorlarının hayretler içinde kaldıklarını anlattığında sevincim çok büyük olmuştu. Yavşanotu diye de anılan çıbanotu, kuru toprağı sever. Ormanlarda, ağaçların kesilmiş olduğu yerlerde, çitlerin diplerinde, hendeklerde, yol ve orman kıyılarında yetişir. Toprağın üstünde yatan tüylü ve sürüngen sapındaki, kenarları dişli yaprakları gümüş gibi parlar. Başını yukarı doğru kaldırmış olan çiçek başağındaki çiçekler, açık mavi-menekşe rengidir. Yapraklar, dokunulduğunda, saptan kolayca ayrılırlar. Çiçeklenme zamanı Mayıstan Ağustos’ a kadardır. Üstünde çiçeklerin açmış olduğu, sap bölümü toplanır. En etkili olan bitkiler, orman kıyılarında ve meşe ağaçlarının altında yetişenleridir.

Bu geleneksel bitki, kan temizleyici olarak çok aranır ve taze ısırgan otu yaprakları ile birlikte kullanıldığında, kronik egzamaları iyileştirir. Rahatsız edici yaşlılık kaşıntılarında, çıbanotu hararetle önerilir. Zayıf ve duyarlı kişiler, sindirimi de uyaran bitkiyi, hafif bir mide ilacı olarak rahatlıkla kullanabilirler. Mide de sümüksel salgı birikimi ve bağırsak rahatsızlıkları da onunla tedavi edilebilir. Şu konuyu önemle belirtmek isteriz ki, ruhsal sürmenajlardan kaynaklanan sinirlilik halleri tedavisinde bitki olağanüstü iyileştirici güçlere sahiptir. Geceleri yatmadan önce içilen bir bardak çay gerçekten mucizeler yaratır. Ünlü herbalist Künzle, özellikle, yoğun beyinsel çalışma yapmak zorunda olanlara, uykudan önce bu yatıştırıcı çaydan bir bardak çay içmelerini öneriyor. O, belleğimizi güçlendirecek ve baş dönmelerini yok edecektir. Kereviz kökü ile karıştırılarak alındığında, sinir yorgunluklarını ve melankoliyi ortadan kaldırır. Hatta, mesane kumu, romatizma ve gut ile ilgili organ ağrılarını da, çıbanotu büyük bir başarıyla tedavi edebilir. Bir kişi bana (M.Treben) şunları yazmış: “Çok şiddetli unutkanlıklarım, çıbanotu ve atkuyruğu sayesinde (eşit oranda karıştırılır ve günde iki bardak içilir), 14 gün içinde şaşılacak bir biçimde sona erdi. Konuşurken bazı sözcükleri anımsamakta zorluk çekiyordum. Kendime olan güvenimi yitirmiştim ve sinirliydim. Bu bitkiler inanılamayacak kadar çabuk yardım ettiler bana.”

Kuru bronşiyal nezlelerde de aynı biçimde gerçek mucizeler yaratır. Göğüs hastalıklarına karşı kullanılan çay için yapılan bitki harmanı ise, ciğerotu, öksürükotu yaprakları, dar yapraklı sinirli ot ve çıbanotundan eşit oranda harmanlanarak hazırlanır. Bu çay, bal ile veya haşlama suyunda eritilmiş nöbet şekeri ile tatlandırılabilir. Sarılık, karaciğer ve dalak hastalıkları için de şu çay harmanını öneririm. 50g hindiba kökü, 25g hindiba yaprağı, 25g asperül (inci çiçeği), ve 50g çıbanotu. Bu bitkiler ince kıyılarak iyice harman edilir. Gün boyunca 2 bardak, tatlandırılmadan içilir. (Bir bardak suya yarım tatlı kaşığı bitki ). Çiçeklenme zamanında da, kronik deri hastalıklarında ve her şeyden önce egzamada önerilen, taze bitki özsuyu hazırlanabilir. Bu sudan günde yarım tatlı kaşığı alınır. Çıbanotunun, iltihaplı ve zor iyileşen yaraları iyileştirmedeki başarısı, eski bitki kitaplarında da önemle öne çıkarılır. Onu, özellikle baldır kemiği üstündeki inatçı yaralar için de öneririm. Yaralar, önce, bitkinin kaynama suyuyla iyice yıkanıp temizlenir. Daha sonra, gece için, taze demlenmiş çaya batırılmış bir kompres yaranın üstüne uygulanır ve yara sıcak kalacak biçimde örtülüdür. Romatizma ve gut hastası olanlar da, kendileri kolayca hazırlayabilecekleri, etkili çıbanotu tentürünü denemelidirler. (Kullanım biçimlerine bakınız.) Bu tentür dıştan friksiyonlarla (Ovarak sürme), içten ise günde 15 damla, biraz suyla inceltilerek kullanılır. Her yıl, taze toplanmış çıbanotu çayını mutlaka içiniz! Yalnızca atardamar sertliklerini azaltmakla kalmayıp, sizi daha başka rahatsızlıklardan korur ve kan temizleyici etkisi sayesinde, bedeninize yepyeni bir esneklik kazandırır.

Kullanım Biçimleri :

Çay hazırlamak : Yarım veya bir tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış bitki, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, 10 dakika demlendikten sonra süzülür ve günde 2 bardak içilir.

Bitki özsuyu : Çiçek salkımlarının sapları yıkanıp, kurumadan mutfak robotu ile sıkılır. Elde edilen özsu küçük şişelere koyularak buzdolabında saklanır.

Bitki tentürü : İki avuç dolusu, ince kıyılmış çiçekli bitkinin üstüne 1 litre konyak eklenir. Konyak bitkilerin üstüne çıkmalıdır. Tentür şişesi, arada bir çalkalanarak, 14 gün boyunca güneşte veya sıcak bir ortamda bekletilir ve süre sonunda süzülerek, koyu renkli şişelere aktarılır. Serin bir ortamda saklanmalıdır.



Go to the top of the page
 
+Quote Post

Bu Konuyu Paylaşın Bir forumda (BBCode)

Bir sitede (HTML)        

Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 üye:

 



RSS Basit Görünüm Tarih: 28.08.2008 -19:10
Dünyayı daha iyi yapmayan insan, insan değildir.
Dost Siteler :
iyinet webmaster forumu 2008 seo yarışması resimler
Konu Arşiv Görünümü
2 3 4 5 6 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 97 98 99 100 101 102 103 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 91 92 93 39 40 86 41 106 122 42 43 44 87 45 46 47 105 48 49 50 51 52 53 88 55 56 54 57 58 59 63 60 61 62 64 65 66 80 81 85 104 69 82 83 84 70 71 89 90 94 95 96 68 67 130 131 138 132 134 136 133 135 137 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 121 117 118 119 120 123 124 125 126 127 128 129 72 73 74 75 76 79 77 78