Mynak.Com

Hoşgeldiniz ( Giriş | Kayıt Ol )

Şuanda Bulunduğunuz Sayfanın Başlığı :

İyileşmeyen yaralarınız varsa dikkat! - Mynak.Com



Etiketler
Bu içeriğe henüz etiket eklenmemiş
 
Reply to this topicStart new topic
Digg this topic · Save to del.icio.us · Slashdot It · Post to Technorati · Post to Furl · Submit to Reddit · Share on Facebook · Fark It · Googlize This Post · Add to ma.gnolia · Tag to Wink · Add to MyWeb · Add to Netscape
 İyileşmeyen yaralarınız varsa dikkat!
umutmurat
mesaj 05.02.2008 -01:36
İleti #1


Fanatik Editör - Ç A R Ş I
******

Grup: Editör
İleti: 1,528
Katılım: 04.01.2008
Üye No: 59
Son Ziyaret
Tarih: 09.06.2008
Saat: 00:48:44
Cinsiyet :
Nereden: izmir






Kadınların bronzlaşmak için kullandığı solaryum cihazları cilt kanserinin oluşmasında etkili rol oynuyor.



Uzmanlar, doğrudan gelen güneş ışınlarından ve solaryumdan uzak durmanın cilt kanserlerinin önlenmesinde önemli olduğunu söylüyor.

İŞTE DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

Doç. Dr. İbrahim Aşkar, cilt kanserinde doğru bilinen yanlışlar ve yanlış bilinen doğruları açıkladı...

“Doğuştan olan benler zararsızdır." Kesinlikle yanlış bir düşünce. Özellikle bazı doğuştan benlerde kanser riski daha yüksektir.

“Derideki benler alındığında kötü huy kazanır." Bu da maalesef halk arasında yaygın bir kanı şeklinde gezinen çok yanlış bir cümledir.

“Kötü huylu yaralar ameliyat edilmesi durumunda bıçak değmesi ile yayılır, hasta ölür." Tamamen gerçek dışıdır. Uygun bir planlama ve cerrahi ile erken yakalanan kanserler rahatlıkla ortadan kaldırılmaktadır.

“Siğiller okutmayla geçer." Bu dasadece batıl inanıştır.Ozon tabakasının incelmesine bağlı olarak, cilt kanserine yakalananların sayısı her geçen gün artıyor. Uzmanlar, "Güneş ışınlarına (ultraviyole) direk maruz kalmayın" diye uyarıyor.

Cilt kanserinden korunma yolunun düzenli olarak cildin kontrol edilmesinden geçtiğini söyleyen Doç. Dr. İbrahim Aşkar, vücutta bulunan benlerde büyüme, küçülme, kaşıntı gibi durumlarda zaman kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini belirtti.

İYİLEŞMEYEN YARANIZ VARSA...

Cilt kanseri hakkında bilgi verir misiniz? Cilt kanserleri güneşe maruz kalınan ve gözle görülen yerlerde ortaya çıkar. Bu nedenle erken dönemde ilerlemeden fark edilip, tanı konabilir. Tedavisi erken yapıldığından sonuçları da o oranda iyi olmaktadır. Yüz ve eller gibi güneşe maruz kalınan yerlerde bir aydan daha fazla iyileşmeyen yara olduğunu fark ettiğinizde bir an önce uzmanlara başvurmak gerekir.

Kaç tür cilt kanseri vardır?

İyileşmeyen yaradan alınacak biyopsi değerlendirmesi ile kanserin varlığı araştırılabilecek ve tanı konabilecektir. Kanser değilse de yine tanıya göre tedavi edilebilir. 3 tür cilt kanseri vardır. Cilt kanserlerinden kötünün iyisi diyebileceğimiz "bazal hücreli karsinom"dur. Çok yavaş seyirli olan bu hastalık genellikle ortası çökük bir yara şeklinde kendini gösterip, yıllar içinde genişler.

Daha hızlı seyredeni örneğin aylar içinde gelişen cilt kanseri "yassı hücreli karsinom"dur. Bazal hücreli karsinomdan daha kötü olup, erken tanı konursa, tedavisi yüz güldürücü sonuçlar vermektedir. En kötüsü ise "malign melanom" dediğimiz tipidir ve ben şeklinde başlar ya da bir benin büyüyüp yayılması veya kanayan yara haline gelmesi ile kendini gösterir. Bazen benin etrafında yeni çıkan benler olarak kendini gösterir. Çok hızlı ilerleyen malign melanom için zaman çok önemlidir.

BENLERE DİKKAT

Kimlerde sıklıkla görülür?

Beyaz tenliler, cildi kolay çillenenler, fazla sayıda beni olanlar, ailede cilt kanseri olanlar, güneş altında fazla kalanlar, tropik iklimde yaşayanlar, ışın tedavisi geçirenler, uzun süre açık kalan yaralar, değişik kimyasal maddelerle uğraşanlar, sık sık küçük yaralanma geçirenler cilt kanseri için riskli kişiler olarak kabul edilirler. Sık cilt kanseri dudaklarda, burun sırtı ve çevresinde, kulak kepçesinde, kellerde kafa derisinde ve ellerde görülebilir. Yeni beliren bir ben; büyüyen, yara halini alan, çoğalan bir ben cilt kanserinin habercisidir.

Cilt kanserini nasıl tanıyacağız?

Birçok insan cilt kanseri olduğunun farkında olmaz. Genel olarak; beyaz ve pembe renkli küçük bir kitle şeklinde; yüzeyi düzgün, parlak veya çukur şeklinde; kuru, pullu, kırmızı bir nokta şeklinde; kabuklu, kırmızı, yumru şeklinde; kabuklu yan yana küçük kitleler şeklinde; bir yara izine benzeyen beyaz bir yama şeklinde olabilirler. 2-4 haftada iyileşmeyen, kanama ve ağrı yapabilen bu türdeki lezyonların kanser olabileceklerini düşünmek gerekir. n Hangi yaşlarda kansere yakalanılıyor? Cilt kanserinin en sık görüldüğü yaş 45-60 arasıdır. Fakat bunun yanı sıra 20 yaşında da cilt kanserine yakalanan hastalarımız oldu.

GÜNEŞTEN UZAK DURUN

Korunma yolları nelerdir?

Cilt kanserleri, güneşe maruz kalan özellikle güneşin dik geldiği yerlerde daha sık görüldüğünden güneş ışığından korunmaya özen göstermelidir. Güneş ışığının etkisi yıllar geçtikçe daha fazla artmaktadır. Hava kirliliği atmosferin güneşin özellikle zararlı ışınları olan ultraviyole ışınlarından koruyucu tabakası olan ozon tabakasını azaltmaktadır. Güneş ışığının etkisinin en fazla olduğu saat 10-16 arası güneşe çıkmamak ya da çıkmak zorunda iseniz güneş ışığından koruyucu kremler kullanarak çıkmanız ve gölgesi büyük şapkalar kullanmanız daha önleyici olacaktır.

Mor ötesi ışın yayan elektrik lambaları ve bronzlaşma için kullanılan solaryum cihazları da cilt kanserlerinin oluşmasında etkili olmaktadır. Bu tip ışık kaynaklarından uzak durmak yine cilt kanserlerinin önlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Her tür kanser türünde erken tanı ve tedavi yapıldığında yüz güldürücü sonuçlar alındığını bir kez daha vurgulamak faydalı olacaktır.

Tedavisi nasıl oluyor?

Cerrahi girişimlerdir. Kanserli doku çıkarılırken çevreden kanserin türüne göre bir miktar sağlıklı doku da çıkarılır. Her zaman tekrarlama riskini sıfıra indirmek mümkün değildir. Cerrahi olarak çıkarılması mümkün olmayan ya da başka organlara yayılan kanserlerde ışın tedavisi (radyoterapi) ve kemoterapi (ilaç tedavisi) ile çare aranır. Bu tedaviler cilt kanserini tamamen ortadan kaldırmaz. Kısmen faydalı olabilirler. Unutmamak gerekir ki, cilt kanserlerinin cerrahi tedavisi estetik bir girişim değildir.

DÜZELMEYEN SES KISIKLIĞINI ÖNEMSEYİN

Kulak Burun Boğaz (KBB) hekimliğinde en sık görülen kanser türlerinden biri de gırtlak kanseridir. Gırtlak kanserinin başlıca belirtisinin ses kısıklığı olduğunu vurgulayan uzmanlar, kısıklığın 15 günden fazla sürmesi halinde KBB hekimine başvurulması gerektiğine dikkat çekti. Genelde 50'li yaşlardan sonra ve daha çok erkeklerde görülen kanser, kadın ve gençlerde de artmaya başladı.

Kanserin baş tetikleyicisinin sigara olduğunu söyleyen Dr. Münir Barış Karakullukçu, buna bir de alkol ve hava kirliliği de eklenirse kişinin mutlaka yılda bir kez de olsa kontrole gitmesinin şart olduğunu ifade etti.

Başlıca belirtileri nelerdir?

Hastalığın en önemli belirtisi iyileşmeyen ses kısıklığıdır. Eğer ses kısıklığı bir ay boyunca sürüyorsa, iyileşmek yerine hep aynı düzeyde kalıyorsa ve giderek kötüleşiyorsa, o zaman gırtlak kanserinden şüphelenmek gerekiyor. Ayrıca özellikle de katı besinleri yutarken zorlanma da önemli bir belirti olabilir.

Bu kanser türünde kimler daha fazla risk altındadır?

Gırtlak kanseri erkeklerde kadınlara göre daha sık görülür. Bunun nedeni çok net değil ama sigara içmenin erkeklerde daha yaygın olmasını söylemek yanlış olmaz.

Erken tanı mümkün mü?

Prostat ve meme kanserinde olduğu gibi tarama yöntemlerini kullanmak sözkonusu olamıyor. Bu nedenle erken tanı konulabilmesi kişinin bilinç düzeyiyle yakından ilgili. Bilinç düzeyi yüksek ve sosyo ekonomik durumu iyi toplumlarda gırtlak kanseri daha erken dönemde saptanıyor.

2 TEDAVİ YÖNTEMİ VAR

Tedavi yöntemleri nelerdir?

Erken dönemde yakalandığında iki ana tedavi yöntemi uygulanıyor. Cerrahi tedavi ve radyasyon tedavisi; Radyasyon tedavisi erken evre kanserlerde başarılı. Avantajları arasında, hastanın ameliyat olmasına gerek kalmaması, herhangi bir doku çıkarılmaması ve ses kalitesinin bozulmaması geliyor. Laser cerrahisinde; Boyunda delik açılmasına gerek kalmadan ağız içinden girilerek kanserli dokular çıkarılıyor. Ancak ses kalitesi bazı hastalarda olumsuz etkilenebiliyor.

BOL BOL SU İÇİN

Gırtlak kanserine yakalanan hastalara az ama öz tavsiyeler...

Hastaların sigarayı mutlaka bırakmaları gerekiyor.

Bol su içmeye özen göstermeleri önemli.

Eğer reflü varsa tedavisi fayda sağlıyor.

Hastalar normal hayatlarına devam edebiliyor, bu nedenle endişelenmelerine gerek kalmıyor.

Bugün



Go to the top of the page
 
+Quote Post

Bu Konuyu Paylaşın Bir forumda (BBCode)

Bir sitede (HTML)        

Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 üye:

 

Collapse

> Similar Topics

    Konu Başlığı Yanıtlar Konuyu Başlatan Okunma Son Faaliyet
No New Posts 0 marmarali 182 23.12.2007 -13:24
Son İleti: marmarali
No New Posts   0 umutmurat 36 16.01.2008 -23:51
Son İleti: umutmurat
No New Posts   0 EfTeLyA 73 18.01.2008 -05:00
Son İleti: EfTeLyA
No New Posts   0 umutmurat 57 19.01.2008 -01:10
Son İleti: umutmurat
No New Posts   0 umutmurat 71 27.01.2008 -00:47
Son İleti: umutmurat



RSS Basit Görünüm Tarih: 23.07.2008 -21:44
Dünyayı daha iyi yapmayan insan, insan değildir.
Dost Siteler :
iyinet webmaster forumu 2008 seo yarışması resimler
Konu Arşiv Görünümü
2 3 4 5 6 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 97 98 99 100 101 102 103 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 91 92 93 39 40 86 41 106 122 42 43 44 87 45 46 47 105 48 49 50 51 52 53 88 55 56 54 57 58 59 63 60 61 62 64 65 66 80 81 85 104 69 82 83 84 70 71 89 90 94 95 96 68 67 130 131 138 132 134 136 133 135 137 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 121 117 118 119 120 123 124 125 126 127 128 129 72 73 74 75 76 79 77 78