Caz |
![]() ![]() |
Caz |
01.02.2008 -22:57
İleti
#1
|
|||||
![]()
|
Caz
Caz Müziği’nin Ortaya Çıkışı (IMG: Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!) Caz müziği 1880' lerde New Orleans'ta gelişmeye başladı. 20. yy başlarında Afrika’dan gelen kölelerin zor durumları ve Amerika’ya aynı zamanlarda yerleşen zengin beyazların rahatlıkları çelişkisi, caz müziğinin çıktığı zamanların ortamıydı. Daha sonra bu müzik, 1920'lerin başında New York, Los Angeles ve Chicago'da yapılan kayıtlarla son halini aldı. O zamanlar birçok değişik akım, cazın meydana gelmesinde katkıda bulundu . Melodilerin ve akorların simgesel olarak özgürlüğe kavuşma çabaları emprovizasyonu; yani doğaçlamayı ortaya çıkardı..Bunun dışında da blues, ragtime gibi türler caz’ı etkileyen türler olarak yerlerini alıyorlardı. New Orleans aslında her yönden caz müziğinin ortaya çıkması için uygun bir yerdi. New Orleans, o zamanlar ticaretin merkeziydi. Ayrıca bir liman şehri olduğu için buraya dünyanın heryerinden insanlar geliyordu. Dolayısıyla böyle bir yerin eğlence hayatı da çok renkliydi. New Orleans' taki bu yoğun eğlence hayatının sonucu olarak, bölgedeki müzisyenlere birçok iş imkanı doğuyordu. Bu da müzisyenlerin yeni stiller yaratmalarına neden oldu. Müzisyenler değişik yaklaşımları gözden geçirip yeniden düzenlediler. Bu gelişmeler cazın ortaya çıkışında büyük rol oynadı. Ragtime: Tür mü Dönem mi? (IMG: Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!) Dans etmek 19.yüzyılın en popüler aktivitesiydi. Kapalı salonlarda yapılan aktivitelerde büyük orkestralara ihtiyaç duyulmuyordu. Bu tür yerler için seçilen topluluklarda, bandoların aksine üflemeli bir enstrüman yanında gitar keman bas ve piyano bulunuyordu New Orleans ve çevresinde otuza yakın orkestra vardı. Bu orkestralar askeri marşların ve yurtseverlikle ilgili şarkıların çalındığı konserler veriyorlardı. 1800'lerin sonunda Ragtime New Orleans'ta çok popülerdi. Rag kelimesi askeri marşların ve Afro-Amerikan banjo müziğinden alınmış ritimlerin birarada kullanıldığı müzik türü anlamına gelir. Genellikle Ragtime ilk olarak 1890'larda görülen, piyano için yazılmış müziklere verilen isimdir. Bu tarzın en önemli sanatçısı Scott Joplin'dir(1868-1917). Ragtime terimi müziğe giriş devrini tanımlamakta da kullanılır. Bugün caz müzisyeni olarak adlandırdığımız müzisyenlerin birçoğu, o zamanlar kendilerini ragtime müzisyeni olarak tanıtıyorlardı. Bu yüzden bazı müzikologlar ragtime'ın ilk caz stili olduğunu düşünürler. Tutucu görüşlere göre ise, Ragtime bir caz stili değildir. Sadece biraz doğaçlama içerir ve cazın swing duygusundan oldukça uzaktır. Bununla beraber Ragtime'ın cazın habercisi olduğunu söylemek kaçınılmazdır... Bugün yapılan caz müziğinin aksine; cazın ilk dönemlerinde insanlar cazı dans etmek için tercih ediyorlardı, sadece dinlemek için değil. Bu müziğin vuruş formu ve ruhu dansçıların ilgisini çekiyordu. Erken caz dönemi müzisyenleri repertuarlarını dansçılara eşlik edecek şekilde düzenlerlerdi. Danstaki değişiklikler ve dansın genelde kazandığı popülerlik de cazın evriminde çok etkili olmuştur Etkiler Caz, orkestra müziğinden etkilenmiş bir türdür. 20. yüzyılın başlarında New Orleans'a gönderilen askeri bandolar 1800'lerin ortalarında ortaya çıkan dansın biçimlenmesini sağlamıştır. Bazen marşlar biraz yavaşlatılmış ve dans müziği olarak kullanılmıştır. Ayrıca marşlarda bulunan model, eski zamanlara ait parçaların düzenlenmesinde yol gösterici oldu. Sonunda askeri orkestralarda kullanılan pek çok sayıda enstrüman cazda da kullanılmaya başlandı. Örneğin marş düzenlemelerinde kullanılan flüt ve pikolo caz klarnetçileri tarafından taklit edilmiştir. Tipik marşların davul kısımları bir ya da üç vuruş çalınırken trampet daha keskin sesiyle iki ya da dört vuruş çalınmıştır. Doğaçlama önemli mesele Doğaçlama sırasında müzisyenler, melodilerin ritimleriyle oynarlar, vuruşlar biraz daha erken veya geç başlatılır veya vurulan bir nota bir kere yerine birden fazla çalınabilir. Benzeri şekilde bir nota başlatılır sonra yumuşatılır, sonra tekrar inanılmaz garip bir ses artışıyla yükseltilebilir. Bazen bütün cümleler ritmi belirginleştirmek için değişik şekillerde yerleştirilir. Bu "ritmik yerdeğiştirme" olarak bilinir. Bu teknikler -pop müzikten etkilenmiş olmasına rağmen- hala Afro-Amerikan kökenli ilahilerde kullanılmaktadır. Afrika’da cazın oluşmaya başladığı zamanlarda, Avrupa müzik geleneklerinde doğaçlama adına iyi gelişmeler oldu. Doğaçlamayla müziği süslemek 20. yüzyılın başlarında konserlerde çok kullanılan bir yoldu ve bu uzun süre pop müzik ve folklorik müzikte de kullanıldı. Enstrümanlar 20. yüzyılın başında New Orleans'ta bando enstrümanları kullanan birçok siyah ve beyaz orkestra vardı. Bunlar parodiler, piknikler, danslar ve cenazeler için marşlar çalarlardı. Yeni dünyaya köle sağlayan Afrika bölgesinin trompet, klarnet ve saksafonu anımsatan aletleri yoktu. Batı Afrika'nın davulları günümüzde modern caz gruplarında bulunabilir ama ilk zamanlar cazda kullanılan davullar Avrupa sitili bandoların kullandığı davullardı. Davul yerine kullanılan "Wood black" ve "Cowbell" adlı perküsyon aletlerine en eski caz kayıtları dahil birçok kayıtta duymak mümkündür. Bu aletlerin atalarının Afrika olduğu düşünülse de, Çinliler ve Türkler benzer enstrümanların yeni dünyaya girmesine katkıda bulunmuştur. Telli çalgılar söz konusu olduğunda da şunu görürüz ki en eski caz grupları Afro-Amerikan bir enstrüman olan banjoyu sık sık kullanmışlardır. Ayrıca Avrupa kökenli gitar da bu gruplar tarafından kullanılmıştır . Bebop a lula! 1930’lardaki swing caz modası 40’lara gelindiğinde yerini bebop’a bırakacaktı. Charlie Parker ve Dizzy Gillespie bebop’un öncüsü olan müzisyenler oldular. Özellikle, bird lakaplı Charlie Parker, döneme adını altın harflerle yazdıran ve Bebop’u müzik dünyasında kabul ettiren efsane bir isim oldu. Gene Bebop’un içinden gelen bir efsane, Miles Davis ise üzerinde durulması gereken bir isim… Miles Davis ve diğer kült isimler Julliard Müzik Okulu mezunu, zenci trompetçi Miles Davis, herhalde şu anda cazla pek alakası olmayan müzikseverlerin bile bildiği, kült bir isim. Yaptığı plaklarda denenen türlerin farklılığı, 1950’lere kadar yoğun bir şekilde sürmüş, 50’lerde artık “cool caz” dediğimiz türü oturtmuştur. Birth of Cool, Kind of Blue gibi albümleri ve 1970’lere gelindiğinde çıkardığı Bitches Brew albümleri cazseverlerin koleksiyonlarında olmazsa olmaz türdendir. 70’ler artık caz- rock dönemleridir. Fakat maalesef sağlık nedenleriyle 80 yılına kadar inzivaya çekilir Davis. Ama olsun. 1980 New Port Fastivali ile yeniden sapasağlam ayaktadır, müziğin içindedir. Modern caz’ın babası diyebileceğimiz Miles Davis 91 yılında hayata veda eder. 50’lere adını yazdırmış olan Duke Ellington, dönemin en yetenekli piyanistlerinden biridir. Newport Caz Festivalindeki performansı, izleyen şanslı kitlenin dilinden düşmemiş, şanı günümüze kadar gelmiştir. Miles Davis’in grubundaki Wayne Shorter, piyanist Joe Zawinul ile birlikte Weather Report’u kurarak caz dunyasina yeni bir soluk getirmiş ve caz- rock yapmışlardır. 60’lı yıllarda Gene Davis’in orkestrasına katılarak kendini gösteren saksafon sanatçısı John Coltrane, daha sonra gruptan ayrılarak kendini aşar ve bir saksafon virtüözü haline gelir. Ayrıca Count Basie, Billie Holiday, John Mc Laughlin, Chick Corea, Dave Weckl gibi sayısız müzisyen, cazın gelişmesi ve daha geniş kitlelere yayılmasında önemli rol oynamışlardır. 70’li yıllarda kendini gösteren, 90’lı yıllarda adını cümle aleme duyuran ve hala sanatını muhteşem bir şekilde icra eden, İstanbul’a bile gelerek Türk seyircisini adeta mest eden Jan Garbarek de cazın kült isimlerinden biridir. Jan Garbarek’in yaptığı caz tarzına postmodern caz diyebiliriz. 2001 yılındaki Akbank Caz Festivali’nde İlhan Erşahin ile birlikte sahne alan Erik Truffaz’ı da anmadan geçemeyiz. Fransız trompetçi Truffaz da, cazı şekilden şekile sokabilen, muhteşem bir postmoderncidir. Türkiye’de Caz (IMG: Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!) Türkiye’de caz, cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana çok popüler olmadıysa da saygın yerini korudu. Çok partili döneme girilirken, Türk cazı da kendi ustalarını yetiştiriyordu: Şarkıcı Ayten Alpman, kontrbasçı Selçuk Sun, çok büyük bir davulcu Erol Pekcan, Hırant Lusigyan, Suheyl Denizci, İsmet Sıral, Sevinc Tevz… İstanbul Bebek’te 306 adı altında Türkiye’nin ilk caz kulübü açıldı. 1960’larda Duygu Sağıroğlu ilk caz dergisini çıkartmaya başladı. Aynı yıllarda Okay Temiz, Maffy lakaplı Muvaffak Falay gibi müzisyenler Avrupa’da da kendini gösterdi... Ancak 70'lere doğru caz popüler kültüre yenik düştü:. Türk cazının en sönük yılları olan yetmişlerde piyanist Emin Fındıkoğlu, daha sonra Türk popunun duayenlerinden olacak Arto Tunç ve Onno Tunç gibi iki müzisyenle ve Türk cazının devlerinden gitarist Neşet Ruacan ile bir topluluk kurdu. Taksim’deki "Fuaye" ise o yılların tek caz kulübüydü. 1973’ten beri İstanbul Müzik Festivali’nde caza her sene genişleyen bir bölüm ayrılmaktaydı. Bu dönemde Türkiye’yi dünya cazının çok önemli isimleri ziyaret etti: Miles Davis, Chick Corea, Keith Garret, Wyton Marsalis… 1985’te Bilsak’ta Neşet Ruacan ile gitarist Önder Foçan’ın topluluklarının ev sahipliğini yaptıkları ve Emin Fındıkoğlu’nun sanat yönetmenliğini yürüttüğü ilk caz festivali gerçekleşti.(Bilsak Caz Festivali) Bu festival İstanbul’un caz yaşamını 1989’a dek zenginleştirmiş oldu. Yeni caz kulüpleri birer birer açılmaya başladı ve bu kulüpler yeni müzisyenlerin tanınıp benimsenmesine de olanak verdi. 1990’lara geldiğimizde medyanın çeşitlenmesiyle daha çok ifade olanağı bulan caz, Akbank gibi sponsorların yardımıyla düzenlenen festivallerle yeni bir imaj kazandı. Son yıllarda ise, Aydın Esen – ki kendisi Türkiye’den çıkmış ve Amerika’da kendini kabul ettirmiş çok değerli bir caz sanatçımızdır - Kerem Görsev, Tuna Ötenel, Baki Duyarlar, Sibel Köse gibi birçok müzisyen, çeşitli kayıtlar ve festivallerde Türkiye’de de cazın var olduğunu göstermektedirler. Ayrıca Ankara ve İstanbul’da kurulmuş caz dernekleri, başta ODTÜ Caz Festivali olmak üzere üniversitelerde düzenlenen caz etkinlikleri ve İstanbul’da yeni yeni açılan Gramafon, Q Bar, Babylon, , Jazz Café gibi canlı caz performanslarına yer verilen mekanlar caz dinleyen kitlenin ihtiyaçlarını karşılamaktadır. TRT 3’ün caz ağırlıklı programlarının yanına, 90’larda yayın hayatına başlayan Açık Radyo, Radio Oxygen ve Radio Blue gibi pek çok radyo istasyonu da caza kucak açarak gelişmesine ve daha çok kitlelere ulaşmasına destek olmakta. Alıntıdır ![]() ![]() Oradan Bakınca Neyimi GörebiLiyorSun? İçi mi...? DıŞ ımı...? Karakteri mi...? Dü$ünceLeri mi...? HisLerimi...? Nefreti mi...? Değeri mi...? Kendini...? Diğerini...? ŞekLi mi...? ŞemaLi mi...? Rengi mi...?Teni mi...? HayaLi mi...? Görmediğin Hicbirşeyin peşine düşme... Uzak Dur ßenden...! |
||||
|
|
|||||
![]() ![]() |
Konuya Verilen İnternet Bağlantıları
| Sayfa | Tarih | Ziyaretler |
|---|---|---|
| sevinç tevz kimdir? - Google'da Ara | 19.10.2008 -22:48 | 1 |
| caz bebop - Google'da Ara | 20.10.2008 -10:07 | 1 |
| caz müzik bebop - Google'da Ara | 22.10.2008 -21:14 | 1 |
| 1920 lerde caz müziğin türkiye ye girişi - Google'da Ara | 03.11.2008 -22:13 | 1 |
| bebop caz - Google'da Ara | 09.11.2008 -19:04 | 1 |
| bebop caz - Google'da Ara | 12.11.2008 -12:17 | 1 |
| Bebop caz - Google'da Ara | 12.11.2008 -13:24 | 2 |
| 70 LERİN CAZ MÜZİĞİ - Google'da Ara | 16.11.2008 -14:47 | 1 |
| radyo ip adresleri radio oxygen - Google'da Ara | 17.11.2008 -14:53 | 1 |
| caz müzigini kim ortaya çıkardı - Google'da Ara | 20.11.2008 -01:26 | 1 |
|
Basit Görünüm | Tarih: 04.12.2008 -09:34 |
|
Dünyayı daha iyi yapmayan insan, insan değildir. |