Mynak.Com


Hoşgeldin Ziyaretçi ( Giriş | Kayıt Ol )

Şuanda Bulunduğunuz Sayfanın Başlığı :

Deniz Anaları - Mynak.Com




 
Reply to this topicStart new topic
Deniz Anaları
OriginaL
mesaj 25.01.2008 -01:28
İleti #1


Grup: Süper Editör
İleti: 1,060
Katılım: 18.12.2007
Üye No.: 5
Son Ziyaret
Tarih: 13.10.2008
Saat: 00:16:01
Cinsiyet :






(IMG: Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!)

MEDÜZLER


Denizanaları , Cnidaria (=Coelenterata) şubesinin Scyphozoa takımına ait canlılardır. Sycphus , kadehe benzer ; zoa kelimesinin de hayvan anlamına gelir. Böylece bu canlıları ‘ kadehe benzeyen hayvanlar ‘ diye adlandırabilinir. Yalnız kadehe değil ; kase,borazan, kubbe ,tabak ,küp ve piramite benzeyen deniz anası türlerini de görmek mümkündür…Bu omurgasız canlılar , Yunanlılar tarafından ‘ kızınca sokan ‘ anlamına gelmektedir;çünkü gerçekten de , rahatsız edildikleri zaman ,yakıcı kapsülleriyle ‘ rahatsız edici’ olabiliyorlar.
Bu durumda belki de ilk yapılması gereken şey; deniz anasının çarptığı yüzeyi soğuk suyla yıkamak…


Gövde disk şeklindedir. Disk kısmı bu canlıların hareketini sağlamakla görevlidir. Bunun altındaki ‘ağız kısmı’ ise tentakül denen çok sayıdaki dokunaçları içerir. Bu dokunaçlar avlama görevini üstlenmiştir. Gövdenin dış kısmında epidermis ve iç kısımda gastrodermis bulunur. Gastrodermis deniz analarındaki sindirim boşluğunu çevreler. Epidermis ve gastrodermis arasında jelatinimsi bir görünüş hakimdir. Bu yüzden İngilizler de deniz analarını ‘JELLYFISH’ olarak adlandırırlar. Deniz analarının vücutlarının %95' ini SU, %4 'ü TUZ, %1 ' i de PROTEİN'lerden oluşur.

Deniz analarının kalpleri, beyinleri, kemikleri, pulları ve gerçek gözleri yok. Sinir sistemleri sinir ağı biçiminde şekillenmiştir. Epitel oku birbirine bağlanmış ve az miktardaki hücrelerarası madeden oluşuyor. Değişik görevleri görmek için DUYU, BEZ, ÖRTÜ EPİTEL'leri özelleşmişlerdir.


Denizanaları planktonların en büyüklerinden biri olarak kabul edilir. Bu arada planktonun tanımını şöyle yapabiliriz;hareket için özelleşmiş yapıları (organları) olsa bile kullanmayan,su

hareketlerinin etkisiyle pasif olarak hareket eden bitkisel ya da hayvansal canlı topluluklarıdır.



Denizanalarının korunma ve yiyeceklerini yakalamaya yarayan yakıcı kapsüllerin içindeki zehirli hücrelere NEMATOSİST'ler denir. Yakıcı hücreler tentakül dediğimiz dokunaçlarda değil canlının dışında yer alan üst derinin iç kısımlarında yer alır. Gerektiğinde nematosistlerin fışkırması için dış deriye doğru hareket gerçekleşir. Nematosistlerin fışkırmasıyla insanda görülen etkileri yanma ve kaşınma 'dır. . . .


Zehirsiz denizanası türleri de mevcuttur. Bu türlerde savunma amacıyla gelişmiş özellik biyolüminesan dediğimiz ışık vermedir. Özellikleri düşmanları olan deniz kaplumbağalarından, deniz kuşlarından,balıklar ve balinalardan kurtulmak için bu yolu uygularlar.

Bazı denizanası türlerinde ise;yakıcı kapsüllerdeki nematosistler ve biyolüminesan olayından farklı bir korunma yolu da gelişmiştir. Düşmanının baskın çıkabileceği durumlarda denizanaları gövdeden ışık salınımını sonlandırır ama dokunaçlar ışık vermeye devam ederek gövdeden ayrılır. Düşmanlarını böyle bir yolla kendisine değil de dokunaçlarına yönlendiren denizanalarımız bu durumdan faydalanıp kaçarlar,zira rejenerasyon yetenekleri sayesinde gövdeden dokunaçları oluşturmak çok da zor bir şey değildir denizanalarımız için. . . .

Denizanaları etoburdur. Küçük deniz hayvanları ,yumurtalar ve larvalarla beslenirler. Bunun için avlanmaları gerekmez. Suda sürüklenerek ilerlerken yiyebilecekleri bir canlıya rastlar ve onu, fışkırttıkları zehirle etkisiz hale getirip, ağızdan içeri alıp yerler. .

Denizanaların besin olarak tüketen canlılar yalnızca deniz kaplumbağaları, deniz kuşları, balıklar, salyangozlar, sümüklü böcekler, balinalar değil insanlar da denizanalarını yiyorlar. Çinliler, Koreliler ve Japonları örnek olarak verebiliriz. Öyle ki salatasını ve böreği dahil olmak üzere pek çok şekilde tüketiyorlar.

Japonlar, denizanalarıyla birlikte yaşamayı da seviyorlar. Kedi, köpek ya da akvaryum balığı gibi denizanası besleyenler de var. Hatta denizanası ile yaşamayı sakinlikten ve sessizlikten hoşlananlara öneriyorlar;'Denizanaları ne havlıyor ne de ağızlarından salyalar akıtıyor. Asla sizi rahatsız etmiyor !' diyorlar.

Denizanaları aynı zamanda sanatçılara esin kaynağı olan canlılardan. Öyle ki hakkında şiirler yazılır, resimler çizilir ya da fotoğrafları çekilir.


Medüzlerin farklı bir yaşam döngüleri var. Bu döngüleri anlayabilmemiz için üremeleri hakkında fikir sahibi olmalıyız. Çoğalmaları yumurta ve sperm yoluyla oluyor ama eşeysiz olarak da üreyebiliyorlar. Eşeysiz üreme ,bölünerek çoğalma anlamına gelir. Medüzlerde eşeyli ve eşeysiz olmak üzere birbirini izleyen iki farklı çoğalma vardır. Eşeyli üreme aşaması ,dişi yumurta hücrelerinin erkeğin sperm hücrelerince döllenmesidir. Gövde kısmında bulunan eşeysel bezlerde bulunan üreme hücreleri suya dökülür ve yumurta suda döllenir. Döllenme sonucunda yumurta, önce larva sonra polip evrelerinden geçer. Yani yumurtadan çıkan larvalar polip olarak gelişim geçirdikten sonra bir denizanası halin gelebilirler. Bazen de polip olarak yaşamayı sürdürürler.


Larva ileri de deniz anasına (medüze) dönüşecek bu küçücük canlıların yaşamı dişinin vücudunun dışında başlar. Döllenmiş denizanası yumurtaları çatladıklarında ortaya larvalar çıkar. Bu larvalar üzerlerinde bulunan saç biçimindeki siller yardımıyla yüzmeye başlar ve sudaki mikroskobik canlılarla beslenirler. Daha sonra bu larvalar polip aşamasına geçerler.

Polip aşamasındaki medüzlerin görünümleri hayvandan çok bitkiye benzer. Bazı medüzler yaşamlarını polip aşamasında geçirirler. Üremelerini ise eşeysiz olarak gerçekleştirirler. Bazıları kendi kendini kopyalayarak ,bazıları tomurcuk olarak çoğalır. Tomurcuklanan bu yapılar genç denizanalarını oluştururlar.

Genç denizanaları suyun hareketiylr etrafa dağılırlar. Kendi kendilerine beslenirler,düşmanlarına yem olmazlarsa büyüyerek yetişkin bir denizanası olurlar.

Medüz yetişkin denizanalarına denir. Erkek denizanası spremlerini suya bırakır,bu hücreler sudan dişinin vücudundaki oyuğa girer. Dişi, burada döllenen yumurtalarını daha sonra suya bırakır.


Denizanalarının muhteşem taktikleri

Yırtıcı hayvanları düşünecek olsanız denizanası belki de en son aklınıza gelecek hayvandır. Oysa zararsız görünmelerine rağmen denizanaları denizlerin en tehlikeli canlılarındandır. Denizanasının bir ya da birden çok ağzı vardır. Vücudunun bu ana kısmının altında, dokungaçları yani kolları uzanır. Hemen hemen bütün iklim koşullarında yaşamlarını sürdürebilen denizanalarının pek çok türü canlılar için son derece tehlikelidir. Saydam bir yapıları olan bu canlılar avlarını dokungaçlarındaki zehri fışkırtarak yakalar ve düşmanlarını da bu zehirle öldürürler.

Deniz anası yüzerken dokungaçlarını arkasında sürükler. Onun başka balıklar gibi avına saldırmasına gerek yoktur. Sadece diğer hayvanların gelip dokungacına değmesi yeterlidir. Dokungaçlardaki zehirli hücreler hayvanı sokar ve felç eder. Bu sokucu hücrelerin her biri, bir dokunma ya da bir kimyasalın etkisiyle harekete geçen ve diğer hücreleri de harekete geçiren çok küçük zıpkınlara sahiptir. Aynı anda bu hücreden bir de öldürücü bir toxin yayılmaktadır. Denizanalarının tehlikeleri işte salgıladıkları bu toksinin potansiyeline göre değişir. Bu yüzden bazı denizanaları öldürücüyken bazıları değildir. Avustralya'da yaşayan bir tür denizanasının toksini o kadar güçlüdür ki, bu tür kobra yılanından bile öldürücüdür. Hiç şüphe yoktur ki, güneşle temas ettiğinde kısa süre içinde kuruyup yok olan, neredeyse tamamı sudan oluşan bir canlının vücudunda kimyasal madde üretebilmesi büyük bir mucizedir.

Denizin, gün ışığının bile ulaşamadığı derinliklerinde yaşayan , zehiri olmayan denizanaları ise daha da şaşırtıcı bir özelliğe sahiptirler. Onların bu riskli ve güvensiz ortamlar için eşsiz birer savunma mekanizmaları vardır. Düşmanları olan deniz kaplumbağalarından, deniz kuşlarından, balıklar ve balinalardan kurtulmak için planlı ve metodlu bir şekilde hareket ederler. Düşmanlarından kaçarken bütün vücutlarında ışık yanar. Ancak düşman tam onları ısırmaya kalktığında çan görünümlü kısımlarındaki ışığı kapatırlar ve ışığı yanık kalan dokungaçlarını gövdelerinden ayırırlar. Böylece düşmanın dikkati dokungaçlara çekilmiş olur. Denizanaları da bu durumdan faydalanarak hemen oradan uzaklaşırlar.

Atolla ve Periphylla denizanaları düşman saldırısına uğradıklarında bütün vücutlarını derhal aydınlatıverirler. Bu türün özelliği ışıklarını yakıp söndürmesidir. Tam avını yutmaya hazırlanırken karşısında selektör gibi yanıp sönen bu ilginç denizanalarını gören saldırgan, doğal olarak ardına bakmadan kaçmaya başlar.

Tüm bu karmaşık sistemleri, bir beyine bile sahip olmayan denizanalarının kendi kendilerine meydana getirdiklerini düşünmek, akla ve mantığa tamamen aykırıdır. Denizanasının bunu ayarlayabilmesi için, içinde yaşadığı ortamın zifiri karanlık olacağını ve bu karanlıkta mutlaka bir ışığa ihtiyaç duyacağını önceden bilmesi gerekir. Üstelik kendisinden sonraki nesilleri de düşünerek uzun vadeli ve köklü tedbirler almalı ve düşmanını yanıltacak taktikler geliştirmelidir. Bu da elbette imkansızdır.

Su altı robotları denizanalarını anlamaya çalışıyor

Bilim adamları denizanalarındaki muhteşem özellikleri keşfetmek için çeşitli araştırmalar yapıyorlar. Örneğin, Kaliforniya'daki Monterey Bay Aquarium Araştırma Enstitüsü'nde çalışan ekolojist Bruce Robison ve Kaliforniya'da Stanford Üniversitesi'ndeki robot laboratuarında görevli olan çalışma arkadaşı Jason Rife; açık denizlerde denizaltı robotlarıyla destkeli kameralarla denizanaları ve benzeri canlıları kendi yaşam bölgelerinde inceliyorlar. Rife, bunun için araştırma gemisine bir kabloyla bağlı, uzaktan kumandalı özel bir kamera sistemi geliştiriyor. Su yüzeyinden 900 ila 3 000 fit aşağıda ilginç bir denizanasına rastlayan ekip mekanizmadaki otopilotu devreye sokarak hayvanı bu karanlık dünyada detaylıca inceliyor. Araştırmada bu jelatinimsi hayvanların kumsalların yakınında gördüğümüz denizanalarından çok daha farklı özelliklere sahip oldukları keşfediliyor.

Denizanalarının yemlerini yakalamak için ağlardan oluşan üç boyutlu evler oluşturdukları tespit ediliyor. Bu evin kaba dış ağı, hantal parçacıkları yakalıyor, evin içindeki filtre, mikroskobik yemek parçacıklarını bir boru aracılığı ile hayvanın ağzına gönderiyor. Bu ev birikmiş parçalar yüzünden zarar görürse hayvan bunu bırakıp yeni bir ev inşa ediyor. Bu davranış, denizanalarının adaptasyon özelliklerini de ortaya çıkarıyor. Bilim adamları denizanalarının sanılandan daha da karmaşık davranışlar sergilediklerini itiraf ediyorlar. Bu canlılar temel sinir sistemleri sayesinde koku alabiliyor, yemeklerinin tadına varabiliyor ve ışık üretebiliyorlar.

Denizanalarının tüm bu özellikleri son derece ilginçtir. Sadece peltemsi birer su kütlesi olan denizanaları, çeşitli taktikler uygulayarak avlanmak, düşmanlarından kurtulmak gibi bilinçli davranışlarda bulunmaktadırlar.

(IMG: Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!)

(IMG: Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!)

(IMG: Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!)

(IMG: Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!)

(IMG: Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!)

(IMG: Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!)

(IMG: Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!)

(IMG: Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!)





Oradan Bakınca

Neyimi GörebiLiyorSun?

İçi mi...? DıŞ ımı...? Karakteri mi...? Dü$ünceLeri mi...? HisLerimi...? Nefreti mi...? Değeri mi...? Kendini...? Diğerini...?

ŞekLi mi...? ŞemaLi mi...? Rengi mi...?Teni mi...? HayaLi mi...?

Görmediğin
Hicbirşeyin
peşine düşme...


Uzak Dur ßenden...!
Go to the top of the page
 
+Quote Post
OriginaL
mesaj 25.01.2008 -01:28
İleti #2


Grup: Süper Editör
İleti: 1,060
Katılım: 18.12.2007
Üye No.: 5
Son Ziyaret
Tarih: 13.10.2008
Saat: 00:16:01
Cinsiyet :



(IMG: Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!)

(IMG: Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!)

(IMG: Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!)

(IMG: Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!)

(IMG: Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!)

(IMG: Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!)

(IMG: Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!)

(IMG: Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!)


(IMG: Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!)

(IMG: Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!)





Oradan Bakınca

Neyimi GörebiLiyorSun?

İçi mi...? DıŞ ımı...? Karakteri mi...? Dü$ünceLeri mi...? HisLerimi...? Nefreti mi...? Değeri mi...? Kendini...? Diğerini...?

ŞekLi mi...? ŞemaLi mi...? Rengi mi...?Teni mi...? HayaLi mi...?

Görmediğin
Hicbirşeyin
peşine düşme...


Uzak Dur ßenden...!
Go to the top of the page
 
+Quote Post
umutmurat
mesaj 25.01.2008 -02:24
İleti #3


Grup: Editör
İleti: 1,528
Katılım: 04.01.2008
Üye No.: 59
Son Ziyaret
Tarih: 17.09.2008
Saat: 21:31:19
Cinsiyet :
Nereden: izmir



ellerine saglik guzel calisma



Go to the top of the page
 
+Quote Post
OriginaL
mesaj 25.01.2008 -02:33
İleti #4


Grup: Süper Editör
İleti: 1,060
Katılım: 18.12.2007
Üye No.: 5
Son Ziyaret
Tarih: 13.10.2008
Saat: 00:16:01
Cinsiyet :



QUOTE (umutmurat @ 24.01.2008 -23:24) Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!
ellerine saglik guzel calisma


Sagolasın umutmurat, begendigine sevindim. (IMG: Linkleri Görebilmek İçin Üye Olunuz!)





Oradan Bakınca

Neyimi GörebiLiyorSun?

İçi mi...? DıŞ ımı...? Karakteri mi...? Dü$ünceLeri mi...? HisLerimi...? Nefreti mi...? Değeri mi...? Kendini...? Diğerini...?

ŞekLi mi...? ŞemaLi mi...? Rengi mi...?Teni mi...? HayaLi mi...?

Görmediğin
Hicbirşeyin
peşine düşme...


Uzak Dur ßenden...!
Go to the top of the page
 
+Quote Post


Etiketler
Bu içeriğe henüz etiket eklenmemiş

Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 üye:

 

Collapse

> Benzer Konular

    Konu Başlığı Yanıtlar Konuyu Başlatan Okunma Son Faaliyet
No New Posts   6 OriginaL 460 09.01.2008 -18:56
Son İleti: OriginaL
No New Posts   6 OriginaL 595 25.01.2008 -01:13
Son İleti: OriginaL
No New Posts   0 NTVMSNBC 83 24.04.2008 -21:14
Son İleti: NTVMSNBC
No New Posts   0 NTVMSNBC 10 02.09.2008 -16:35
Son İleti: NTVMSNBC
No New Posts   0 NTVMSNBC 11 10.09.2008 -21:14
Son İleti: NTVMSNBC


Collapse

> Konuya Verilen İnternet Bağlantıları

Sayfa Tarih Ziyaretler
CİNSİYETE(EŞEYE)BAĞLI KATILIM - Google'da Ara 17.10.2008 -18:50 2
deniz analarının üremesi - Google'da Ara 18.10.2008 -13:33 1
deniz hayvanları yaşama şekli - Google'da Ara 20.10.2008 -09:23 2
deniz anası yumurtadan mı çıkar? - Google'da Ara 20.10.2008 -19:44 1
deniz analarının üreme şekilleri - Google'da Ara 23.10.2008 -08:04 1



RSS Basit Görünüm Tarih: 20.11.2008 -20:52
Konu Arşiv Görünümü
2 3 4 5 6 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 97 98 99 100 101 102 103 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 91 92 93 39 40 86 41 106 122 42 43 44 87 45 46 47 105 48 49 50 51 52 53 88 55 56 54 57 58 59 63 60 61 62 64 65 66 80 81 85 104 69 82 83 84 70 71 89 90 94 95 96 68 67 130 131 138 132 134 136 133 135 137 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 121 117 118 119 120 123 124 125 126 127 128 129 72 73 74 75 76 79 77 78

Desteklediklerimiz
Forum Ayrıntı | adtech ile reklam 2.0 dönemi başlıyor ve Trkycmhrytllbtpydrklcktr r10.net seo yarışması


Dünyayı daha iyi yapmayan insan, insan değildir.